21 Ağustos 2010 Cumartesi

What this year's IFW is going to look like.

I am terribly sorry for such a huge gap in between my entries. Nonetheless, here I am, back and ready once and for all. Now that the biggest event of Turkish fashion is approaching (precisely 3 days left), it is now the most appropriate time to take an all encompassing journey about what "Istanbul Fashion Week" is and what awaits us for this year. Now that all the designers are extremely enthusiastic about their shows, let's trace some of the clues they left so to guess even for a bit what this year's event's going to look like.
Here's the program of this year:

Atıl Kutoglu hasn't been presenting any new collections for quite some time now, so his runway will be a matter of curiousity for many. For the closure of day 1, Bora Aksu will be showing what he's got. He is already a well established designer in London, as he repeatedly participated in London Fashion Week, yet he says he is inpired by Istanbul for this very collection. It will be our pleasure to have our world renowned designer in his homeland.
This year's Karma show is also a very strong one. Gül Ağış is slowly making her way up, while Zeynep Tosun and Zeynep Erdoğan have started to win themselves a place in Turkish fashion. I am mostly curious about whether they have managed to take a step further since the last IFW and develop a style that is a bit more elegant and mature to enable them to play in the major's league. Simay Bülbül will be there, I suppose again with a spiritual headline and a collection created around it. Arzu Kaprol will be concluding the night, hopefully with her characteristic elegance and a glimse of a new theme, much like her previous themes of ecology or futurism.
On the following day, an often visitor of our blog, Rana Berna Canok sisters will be in the Karma show once more, allegedly with their sculpture like figures. Following that, Özgür Masur, who participated in a karma show last year, will be performing on his own this time. A big thrill not only for him, but for all of his followers and anyone interested in Turkish fashion really. We'll see if he could put upon what he has been building up for a year. Bahar Korçan will be showing off with her collection she named "Listen". As though it has been ages now that she is in fashion industry, she is still a bit of an experimental kind. So it's going to be interesting.
On the final day, Gamze Saraçoğlu will be pumping adrenalin in backstage, followed by Özlem Süer, now a popular face for the fashionista.
So, let's see what this IFW brings about...

29 Haziran 2010 Salı

Urban Mobility by Hussein Chalayan!



İşte Urban Mobility by Hussein Chalayan'ın bayanlar için tasarımları...
___________________________________________________________________

And here are the designs of Urban Mobility by Hussein Chalayan for woman...

Urban Mobility by Hussein Chalayan and Premium Fitness




Hüseyin Çağlayan, daha önceden de Puma markası için tasarımlar yapmıştı. Bu işbirliğinin devamı da geldi. "Urban Mobility by Hussein Chalayan" ismiyle sunulan koleksiyonda şehirli tasarımlar hareketlilik baz alınarak hazırlanmış. Rahatlık ön planda. Değişken cep boyları ve hem elbise hem ceket olarak giyilebilen tasarımlar var.
Urban Mobility'nin yanı sıra Premium Fitness'ın da kreatif direktörü Çağlayan. Burada insan vücudunun anatomisine dikkat edilerek, kemik ve kas yapısına uygun tasarımlar yaratılmış. Biraz da origami etkisi eklenmiş.

Şu adreslerden satın alınabilir:

http://www.asos.com/hussein+chalayan

_________________________________________________________________

It is not new that Hussein Chalayan designs for the brand Puma. This cooperation continues still. In this new collection, called "Urban Mobility by Hussein Chalayan", urban designs are created focusing on mobility. Comfort is prioritized. Variable pocket sizes and designs wearable both as a jacket or a dress are interesting pieces.
Alongside Urban Mobility, Chalayan is also the creative director of Premium Fitness. For this, designs are focused on human anatomy and their fitness with bones and muscle structure. And then a final touch of origami is added.
Can be bought from:

28 Haziran 2010 Pazartesi

Ve Hakan Yıldırım, ANDAM'ı Kazandı!!! / And Hakaan Wins ANDAM!!!



Veeee Hakan Yıldırım ANDAM ödülünü kazanan isim oldu!!! Dişli rakipleri arasından sıyrılıp hem önem hem de tutar açısından moda alanında verilen en büyük ödüllerden birini kazandı, ne mutlu ki.

Londra Moda Haftası'nda kendini iyice göstermişti Hakan Yıldırım. Meşhur front row da en son moda ikonu Kate Moss'u ağırlamış ve koleksiyonunu son dönemin en beğenilen Natasha Vodianova ve Lara Stone gibi önemli mankenlerile tanıtmıştı. Moda dünyasında infial yarattı defilesi. Herkes kim bu Hakaan diye sorar oldu. Onun ardından Mert Alaş'la birlikte koskoca Madonna'yı giydirdi bir dergi çekimi için. Ve son olarak da ANDAM'ı kazandı, rakipleri Alexandre Vauthier, Francesco Scognamiglio, Bouchra Jarrar, Calla Haynes ve Mark Fast'i geride bırakarak. Yakında kendisini Paris Moda Haftası'nda göreceğiz. Hakan çok daha iyi yerlere gelecek umarım, hak ettiği gibi...

Adaylığıyla ilgili:

________________________________________________________________

And, Hakan Yıldırım (Hakaan) won ANDAM!!! Happily, despite his strong rivals, he managed to outstand them by winning the one of the most prestigous and financially important awards. 

Hakan stepped up with London Fashion Week. He hosted the latest fashion icon Kate Moss in his front row in which his designs were presented by the most appreciated and important models of today such as Natasha Vodianova and Lara Stone. That runway turned out to be a bombshell for the fashion industry. And soon, everyone started to wonder who Hakaan is. Following this, in cooperation with Mert Alas, he dressed our one and only Madonna for a cover shoot. And finally, he won ANDAM by defeating Alexandre Vauthier, Francesco Scognamiglio, Bouchra Jarrar, Calla Haynes and Mark Fast. Soon we will see him in Paris Fashion Week. Hopefully, Hakan will be more and more successful in the future, just as he deserves.

27 Haziran 2010 Pazar

Aşk-ı Memnu'nun Veda'sında Bihter'in Giysilerinin Vücut Dili!

Aşk-ı Memnu bu perşembe akşamı muhteşem bir finalle "veda"sını yaptı. Duygusal yoğunluk had safhadaydı gerçekten. Kıyafetler de bu duyguyu yaratmakta önemli bir rol oynadılar bence. Nitekim son birkaç bölümdür Bihter ısrarla mavi elbiseler giydi hüznü vurgularcasına. Bihter'in kendini kalbinden vurduğu sahnede ise Bihter, Behlül, Adnan ve Nihal istisnasız beyaz giymişlerdi; sanki herkes masum demek ister gibi. Her zaman bakımlı Bihter'in ıslak saçları ve çıplak ayaklarıyla, üstünde yalnızca beyaz düz bir elbiseyle intihar etmesi de harika bir detaydı.

Son bölümlere doğru Bihter iyice sadeleşti. Eskisi gibi koyu bir makyaj ve iddialı takılardansa daha sade, tek sıra boncuklu kolyeler, daha ufak yüzükler takmaya başladı. Arka arkaya gelen hüznü vurgulayan mavi elbiselerinden sonraysa, bej elbisesi iyice sararıp solmuş, ümitleri tükenmiş Bihter'i çok iyi yansıttı bence.

Peki bakalım bu sansasyonel final için hangi isimler Bihter'i giydirmiş, Bihter'in içi giysilerine nasıl yansımış?


İntihar sahnesinden başlamak en doğrusu. Özlem Ahıakın tasarımı bu beyaz elbise özellikle fazla detaylı olmadığı için tercih edilmiş. Sadelik ön planda tutulmuş yani. Çekim için tam 3 kez dikmesi gerekmiş Ahıakın'ın bu elbiseyi. Elbisenin beyaz olması Bihter kendini kalbinden vurduğunda kanın akmasını çok daha etkileyici bir hale getirmiş. Bihter'in yalnızca aşık bir kadın olarak masumiyeti vurgulanmış.


Bihter'in ruh halini en iyi anlatan elbiselerden bir tanesi de bu. Bihter bu sahnelerde artık tamamen ümitlerini kaybetmiş, sararıp solmuştu. Bej renk elbisesi bu solgunluğu vermede çok etkili olmuş bence. Ayakkabı tercihi de çok başarılı. Yani her şeye rağmen şık bir ümitsizlik bu.



Bihter'in hüznünü yansıtan bir diğer giysi de bu mavi elbiseydi. Bu sahnelerde Bihter artık hem çok mutsuz hem de annesi Firdevs Hanım'ın da etkisiyle yeniden güçlü olmaya çalışan bir kadın imajı çizmişti. Ama hüznü çok daha ağır basıyordu. Bu sahnenin bu karamsar havası için de bu mavi ve siyah dantel detaylı elbise çok gitmişti. Yanılmıyorsam tasarım da Simay Bülbül'e ait.  


Veda bölümünde Bihter'in giydiği son elbise ise Müge Ersin imzalı bu şık mavi tulumdu. Bölümün belki de en beklenmedik gelişmesi; yani Adnan Bey'in "Bihter, ben ayrılmak istiyorum" dediği sahne de yine tercih maviden yana kullanılmış. Bihter tutunacağı son dal olan Adnan'ı da kaybediyor böylelikle.

Sonuç olarak, Aşk-ı Memnu giysilerin de sembolizmde ya da duyguları seyirciye iletmede kullanılan ilk dizi oldu belki de. Senaryonun önemli gelişmeleri kadar karakterlerin neler giydiği de konuşuldu. Firdevs Hanım'ın yaşına uygun ama iddialı şıklığı, Peyker'in kendine özgü tarzı ve en çok da Bihter'in giydikleri olay oldu. Dizinin yayınlanmasının ertesi günü Bihter'in elbiselerinin, çizmelerinin, kolyeleri harıl harıl aranır hale geldi. Burada en büyük tebrik elbette ki stil danışmanları Deniz Marşan ve Başak Fransez'a gitmeli.
Bihter gibi bir ikon bir daha yaratılabilir mi bilinmez. Ama bir Aşk-ı Memnu geçti Türk televizyonlarından. Uzun süre de akıllardan silinemeyeceğe benziyor...